22.10.2013

bayram




  • ağrılı geçen bi bayram tatili boyunca ördüm ördüm
  • Melis benim bayram olayımı, bileklik, film ve ağrı diye özetledi. 
  • evet bol bol da film dizi izledim
  • bi de Facebook'taki 'nispet'leri ilgiyle izledim
  • dostlarımın büyüyen bebelerinin fotolarını sevdim Facebook'ta
  • ulan ne menem şeymiş şu uzaklık ve zaman. bebelerin büyümesini kaçırıyoz iyi mi! 
  • yani büyükler için uzaklık ve zaman yok diyebiliyorum da mesele çocuklar olunca iş değişiyo, büyüyolar da büyüyolar

  • mesela bizim kediler Bodrum'a bir hafta önce geldiğimde minnak kulaklarıyla birbirlerine yumulmuş titremek dışında bişe yapmıyolardı, şimdi bi hafta sonra Bodrum'dan giderken sepetten çıkıp oynaşmaya ve keşfetmeye başladılar bile


  • Bu arada Dano benden aldığı o müthiş yeteneklerden birini daha konuşturdu, şiir yazdı, kendisiyle gurur duydum
  • şiirin ismi: Saygı

Saygı, hoşgörü, empati
Gel de hisset hepsini
Hepsi de harika değil mi!

1.10.2013

Klip çekimine neden gidemedim?

  • günlerdir, hatta haftalardır yazmayışımın bi nedeni var
  • ben de oturup bunu yazmak istedim
  • her gece kalbim kadar temiz yeni bi blog sayfası açıp, anlamsız cümleler karalayıp, sonra da hepsini teker teker silip kapatıyodum blogu
  • bugün yüzerken düşündüm
  • insan yüzerken düşünmeye fırsat buluyo dostum biliyo musun?
  • mesela ben geçen haftasonu Emir'in klip çekimine neden gidemedim?
  • oysa içim gitmişti aslına bakarsan
  • seçenekleri okuyorum:
  1. ben bir engelliyim ( welcome to my new world)
  2. arabam yok
  3. sen bi yoruluyosan ben 7 yoruluyorum, hesap et
ya da kısaca hepsi diyelim.

  • beni bilirsin (bilir misin ki?) 
  • iş yaratıcılık gerektiren konulara gelince, adrenalin seviyem seratonine bulanır, sonra kimse beni tutamaz, ah bi de atölyeme gelsen, ne ararsan çıkar bi delikten, zevkten ölürüm. 
  • benim dünyamda renk herşey demek en başta, bana 'renk' de, sana gökkuşağını yapayım gerekirse
  • Neyse; 
  • Emir'le biz hep aynı dili konuşuruz, onun aklındakini ben kendimce üretirim, ama işin güzeli o da çok beğenir ve benim seçimlerime güvenir. 
  • Tapir'le Kuş'u da işte böyle yaptık. 
  • tam 3 gün uğraştık. 
ama ne anlatıyodum ben?

  • gün geldi çattı, Belgrad'da çekilecek klip 
  • ben Koşuyolu'nda oturuyorum
  • Zincirlikuyu'dan minibüs mü en iyi seçenek bilmiyorum,
  • kimbilir belki de Beşiktaş'ı denerdim
  • Eğer önüme engeller konmuş olmasaydı...
ne gibi engeller mi?

  • mesela bizim sokakta kaldırım bu kadar engebeli olmasaydı
  • kimi yerlerde ağaç dalları kaldırımı kapatacak kadar uzamasaydı
  • belediye cam şişe toplama varillerini kaldırıma koymuş olmasaydı
  • ben epey rampası olan caddemizde yaya geçidinde beklerken bi araba da bi zahmet yavaşlayıp yol verseydi
  • minibüsler önümden vınnnn diye geçmeselerdi, bi tanesi de bi zahmet dursaydı
  • hadi hasbel kader durdu, ben de kendimi içeri attım, sağolsun yolcular oturmam için yer açıyolar ama duyarlılıkların kontrolünü kaçırıp koluma sarıldıklarında düşme tehlikesi geçirmeseydim
  • minibüs şoförü ben oturmadan arabayı çalıştırmasaydı
  • Üsküdar'dan motora bindiiiiim
  • bindim ya keşke binerken aynı kontrolsüz duyarlılık koluma saldırmayaydı ya tekrar iyi olurdu valla 
  • inerken hakeza
  • ah Beşiktaş'a geldim, ama yorgunluktan ölüyorum şimdiden 
  • gelmese miydim acaba? daha yolu yarılamadım
  • Hadi Ayça üşenme, zaten bi haftadır evden çıkmıyosun
  • ok tamam nereye? dolmuş durakları için yürüyüpkarşıya geçeceksin
  • normalde iki dakka filan sürer di mi bu yol?
  • benim adımlarım, yoldaki engebeler, üstüme üstüme gelen kalabalıktan korunmak için attığım bebek adımlarıyla acaba kaç dakikada gelirim durağa?
  • neyse diyorum, minibüste dinlenirim....
yok malesef devamı yok ! gitmedim ben Belgrad'a. müthiş bi günü kaçırdım.
orada olmak, bu müthiş eğlenceli yaratıcı süreci ben de yaşamak isterdim, üstelik oyuncuların kostümlerini ben yapmıştım. 

artık +lar -ler listesi yapıyorum bi yere gitmeden önce, ve itiraf etmeliyim, -ler hep çoğunlukta kalıyo ve ben evden çıkmamayı tercih ediyorum. 

Bloga başladığımda diyodum ya hani, örnek olayım eve kapanıp kalmış engelliler görsünler nası yapıyorum, örnek alsınlar onların da hayatları değişsin. Değil İstanbul, yurtdışına bile giderim ben tek başıma demiyo muydum? Ve gittim de hani İspanya'ya. 

İnan bana İspanya'da olsam hayatım çok kolaylaşırdı, gittim gördüm oradan biliyorum. Başka bir yazıda da onu anlatacağım. 
İnşallah canım ya!
çok uzun oldu, nabacan 




24.09.2013

bi köy var

  • yazı yazmak garip şey
  • yazmak için aklıma gelenleri not alsam, roman çıkar yemin ederim
  • bugün şunu söylemek istiyorum:
  • arkadaşlarımla birlikte bi yardım projesi üzerine koşturup duruyoruz, hedefmiz Bergama'da bir anaokulu yaptırabilmek. ben de üstüme düşeni yapıyorum. Websitemiz de: www.ismaillianaokulu.com Yakında güzel bir organizasyonla, okulumuz için gereken parayı toparlayabilmeyi umuyoruz.

11.09.2013

ben de bişiler söylicem

  • yeni hedef koymadan buraya yazmak çok zor geliyodu
  • ben de ne zamandır düşünüyorum, yeni hedefim ne olmalı diye
  • ama adım atmaya üşeniyodum, erteliyodum hep
  • statükö hessabı
  • ama eski bi dost bağış yapmış paypal butonuyla
  • tokat gibi geldi doğrusu
  • bana amacımı hatırlattı
  • İtalya'ya gitmek istiyorum ben şimdi de :)
  • hatta italyanca konuşabilmek istiyorum
  • şu anda sadece yardırabiliyorum italyancayı
  • diyorum ki;
  • baharda gitmeliyim
  • in primavera, Si !!!


  • Bodrum çok yavaş ve en gevşeğinden geçti
  • Dano ve Nuni benim canlarım hep
  • arada bişeyler çizdim


  • Nuni dubalara kadar yüzüyo artık!!! böyle şeylere sevindim bu yaz


  • sakın onu kızdırmayın! bal o bal


  • ve İstanbul'a geldim
  • Emir'in klibi için çalışmalar peşindeyiz
  • fotoğrafta öptüğüm klibin başrol aktörlerinden Tapir

  • bu da kavramsal sanat, Bodrum'da ablamın hastane tuvaletinde çekmiştim:

24.08.2013

ağrıyla yaşamak


  • bu yazı için en doğru zaman bu olsa gerek
  • bütün gece uyuyamamış gözler ve 5 saniyede bir zonklayarak beni sıçratan bi diz
  • saat 04:27
  • yanımdaki yatakta bi melek uyuyo
  • benim ikide bi kalkıp sıçramalarımdan, iniltilerimden rahatsız olmasından korkuyorum

  • gece, gündüz, günün hangi saatinde olacağına kendi karar veriyo ağrı
  • ne şiddette olacağına da öyle
  • 'ağrıyo, demek ki bu bi işaret' yalanı
  • işaret mişaret değil, iki senedir bacağımda hissetmediğim noktalardan herhangi biri, henhangi bi anda ağrıyo, sızlıyo, trafodan uzanan bi kablo bağlamış gibi birden çakıyo, bazen tatlı tatlı yanıyo derken 2000 derecelik köze basıyorum sanki. Ve istesem de ayağımı çekemiyorum o közden
  • yanımdaki prenses bütün gece uykusunda konuşuyo
  • bana Boğaziçi'nde yurtta kalırkenki zamandan İlke'min sayıklamalarını hatırlatıyo
  • bi anda gülümserken dizimde ağrı yine çakıyo
  • ağrısız günüm çoook nadiren oluyo iki senedir
  • ilaçsız günüm sıfır
  • ilaçlarla da geçmiyo ya
  • biliyorum ki ağrıyı tetikleyenler var 
  • uykusuzluk başta, bağışıklığımın düşmesi, bacağımın üşümesi, yorulmam, yürümem, sinirlenmem, üzülmem...
  • bütün yaz Bodrum'daydım
  • üşümemek, yorulmamak ve uykusuz kalmamak için bi kere eğlenmeye gitmedim, arkamdan ağrı gelmesin diye
  • yazıyorum, yazdıkça rahatlıyorum
  • önüme gelene anlatıp, yakınmak da sıkıcı bi durum
  • bu saatte bi sivrisinek, bi de ben işte...
  • gece iniltiyle uyanıp annemi çağırmam, canım annemin bana ilaç getirmesi...
  • gündüzleri Dano'yla Nuni'nin ilaç çantamı bana taşımaları, alıştılar artık...
  • ve benim hissetmediğim bacağımı şuursuzca parçalamam
  • bütün kabukları soyunca gelen rahatlama, ohh
  • Pinarsita'm biliyo Ski-Pki disorder, nam-ı diğer Skin Picking
  • içimdeki engelleyemediğim dürtü
  • mantıklı düşünmek işe yaramıyo
  • gözlerim kapalı, bacağım zonkluyo, ve tırnaklarımı geçiriyorum yaralara teker teker
  • his yok
  • parmaklarım kan içinde
  • sabah uyandığımda gelen üzüntü ve pişmanlık duygusu
  • dün geceki canavar ben miyim?

17.08.2013

fotoğraf çekmeye başlamak

  • ben fotoğraf çekmesem olmazdı eskiden
  • gidip gidip Sirkeci'den ucuza aldığımız bayat filmlerle fotoğraf çekişimiz
  • ve her biri hazineden değerli polaroid'lerimiz
  • günlerdir düşünüyorum, yeni hayatıma bi protezle ve bi bastonla nası adım atacağımı
  • yanında getirdiği 'yavaşlık' ve ağrılar da var bi de
  • nası adım atacağımı düşündükçe korkuyorum 
  • tekrar bocalayıp düşmekten çok korkuyorum
  • allahtan sonra bir iki fotoğraf çekip rahatlıyorum



  • Bodrum'da yaz bitmiyor
  • Herkes tatil fotoğraflarını çekip çekip sonra 'İstanbul'a döndük, tatil bitti' yazıyo Facebook'a
  • ben iki senedir tatildeyim sanki ve iki sene o kadar yavaş geçti ki
  • İspanya böyle değildi ama, hızlıydı, renkliydi



  • Bi elektrikli scooter almak istiyorum 
  • Sanki alırsam biraz daha özgürleşebilir, hatta Bodrum'da bi kaç arkadaş edinebilirim.
  • Seramik yapmaya bile gidebilirim belki


25.07.2013

rüyaağlar gerçek olllsaağ


  • bilen bilir çok ağlamam
  • ama şu anda gözlerim yaşlı
  • iki gün önce rüyamda yürüyebiliyodum
  • üstelik bacağımda protez olmasına rağmen dizimi bükerek... 
  • arada görüyorum böyle rüyalar ama bu kez farklıydı işte

  • az önce bi inceliyim dedim protez dünyasında yenilik var mı diye
  • çünkü türkiye'de satılan elektronik protezlere benim kas kuvvetim yetmiyodu
  • ve bi ürüne rastladım! 
  • dizimi bükerek adım atabilmemi sağlayacak bu ürün 
  • sanki bana olacak gibi ya
  • sadce Amerika'da satılıyo şu anda, ama olsun. 
  • bi umut! 

18.07.2013

teşekkür


atoça

  • Haydarpaşa yanarken, ben deniz otobüsündeydim
  • Gözlerim doldu, ağladım


  • Haydarpaşa'yı bizden almasınlar istedik
  • Etimizden et koparmak gibiydi yaptıkları


  • Az mı koşturduk trenlere yetişmek için
  • Ah o yemekli vagondaki sohbetler, kafalarımız ne güzeldi...

  • Kışın ortasında yetişmeye çalıştığım banliyo trenleri...
  • Ben hiç bitmez sandım, Haydarpaşa'da hep acelem vardı...
  • Güvercinler olmasa kimbilir belki de tavandaki işlemelere bakmayı unuturdum 






  • ama Madrid'de bi Atoça var ki, bol bol vakit geçirdim içinde
  • Cordoba'ya, Barcelona'ya giderken hep Atoça'yı kullandık
  • Hızlı trenlerle İspanya'da tanıştım
  • içimden Haydarpaşa için dua ettim, Haydarpaşa'yı kaybetmeyelim diye 



  • Yolda olmak, yola çıkmak ayrı bi huzur da, bu istasyonun içine girince kendiliğinden bi gülümseme geliyodu yüzüme


  • nası güzel, nası bakımlı
  • görevliler öyle yardımseverlerdi ki!
  • beni trene bindirmenin yanında, inerken de vagonumun önünde bekleyen görevli içimi öyle rahatlattı ki!
  • bi de adımı doğru söyleyebilseler


  • botanik bahçesinde kaplumbağalar bile vardı!


  • en garibi ise öyle sistemli ilerliyodu ki her şey, KAOS yoktu bu istasyonda
  • tabii normal olan da bu aslında, bana garip geldi alışkın olmadığımdan sadece...










  • Bi de; bi elde bastonla seyahat etmek hiç de kolay değilmiş...
  • Pek içimden gelmiyo ama, bi ara İspanya'da yaşadığım zorlukları da anlatacağım





5.07.2013

günübirlik gezi

  • bi gün arabayla çıktık Madrid'e yaklaşık 1 saat uzaklıktaki Segovia'ya gittik    
  • önce La Granja'daki vakti zamanında kraliyet ailesi için yapılan saraya gittik                        

  • İçine girmedik ama bahçesi ihtişamı anlatmaya yetiyodu zaten



  • ormanın içinde yapay göletler, göletlerin içinde bronz heykeller vardı
  • ve bitmek bilmeye bahçeler



  • hala nası bakımlı!






  • evlerin duvarları birbirinden farklı taş işçilikleriyle doluydu





  • dünyada yıkılmadan günümüze gelmeyi başarmış tek su bendi buradaymış














  • Meşhuuuur Kraliçe İsabel de bu kale-saraydan yönetmiş ordularını
  • Tıpkı filmlerdeki gibiydi, sarayın etrafındaki nehirde timsahlar varmış o zamanlar









  • yüzyıllardır bu taş evi taşıyan cüceler çok yorulmuşa benziyolardı



  • bu evi çok beğendik, bizim olsun istedik












  • bi ayna düşünün üstünde 'kendimi olduğum gibi seviyorum' yazsın
  • her baktığımda gülerim ben böyle 

  • ve bu dükkan;
  • bana öyle ilham verdi ki, öyle ilham verdi...